Uzun süredir bi' patinajın ta kendisiyim. Aşırı hızlı sürtünüp kazınıyorum. Duygu yoklaması yaptığımda endişe elinde bayrakla en önde koşuyor. Korku ve öfke de hemen peşinde. Zaman zaman korku at başı mesafeyle en birinci. Tanrım, boyumu aştığını hissediyorum.
* * *
Koltukta uyuyakalmışım makyajımla. Bunu genelde mutsuz olduğum zamanlarda istemsizce yaparım. Çünkü insan bazen makyajını temizlemeyecek kadar saygısını yitiriyor kendisine. Ben koltukta, Gece yerde yatağında üç saat horlaya horlaya uyumuşuz. Benim yanımda uyumayı sevdiğini hissediyorum. Dahası açıkçası ben de O'nun yanımda horul horul uyumasından keyif alıyorum. Güvenli alan sesi gibi Gece'nin horlaması, ki kendisi 25 yıl uzun tekel 2000 içmiş dayı gibi horluyor. Genelde bu anlar benim bilgisayar başında tıkır tıkır bir şeyler yazdığım ana denk geldiği için de bazen kendisine imreniyorum. Bazen de uykusunda nefessiz kaldı sanıp korktuğum için uyandırıyorum. Yine ben çalışırken kendisini seveyim diye bacağıma kafasını koyup kaldıktan sonra uyumaya gitti. Ben uyudum, uyandım o hâlâ uyuyor.
* * *
Depresif ataktayım. En son Şubat 12'de de o dönemdeymişim ve yine iyi dayanmışım. O kadar çok şey oldu ki. Ama sanırım bunun en şiddetli noktasına gelip atak halini alması bugüneymiş. Sokaklarda bi' şeyler oluyor. Ülkede daha büyük şeyler. Günlük habere maruz kalma süremi kısaltmaya çalışıyorum çünkü etkileniyorum ve ağlamaya başlıyorum. İçim gidiyor insanların başına kötü şeyler gelecek diye. Daha önce geldi çünkü.
* * *
Bugün de durgun suyum. Sanırım çoğu iğnenin etkisi. Her şeyi erteledim. Kendimi bile. Çok uyuyorum, ne zaman ayaklanırım acaba?